İlkbahar aylarında sonbaharı, sonbahardayken de ilkbaharı seven, tam da rahatın battığı (o) tiplerdenim galiba ben. Bugün, ilkbaharı özledim.
Bu blog 12 Eylül'den sonraki ilk birkaç yıldaymışızcasına, olabildiğince apolitik konu başlıkları üzerinden açıldı; zira başka mecralarda öylesine kaygı bozukluğu halinden muzdaribiz ki, gündem öylesine ağır ki; hayata anlam katan küçük meselelerimiz olduğunu bilmek sanki insanın akıl sağlığını bir nebze de olsa koruyor..
İnsanlığa olan umudum ne zaman azalsa; İskenderiye Kütüphanesi'ni yakanları değil, kuranları düşünürüm. Kitapları toplayanları veya yakanları değil, yazanları. Müziği cehennemlik ilan edenleri değil, icra edenleri.
Bugün de inancımı Strauss'un İlkbahar Sesleri ile tazeledim.
Umarım insanlığa olan umudumuzu koruyabiliriz. Işıkla kalın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder